Dogumgunu

Pazar, Eylül 07, 2008

Ege'nin dogum gununu 12 gun erken kutladik. Niyetimiz havanin guzelliginden faydalanip piknik yapmakti. Ama Edmonton'un havasi yine yapacagini yapti ve bir gun kala hava durumunda yagmur gosterdi. Biz de yilmadik ve kutlamayi evde yaptik. Asil erteleme sebebi ise, ay sonu yeni evimize tasinacak olmamiz. Evet, yeniden tasiniyoruz, ama bu kez kendi evimize:))

Gecen ay sonunda bir ev begendik ve aldik, uzun suredir bakiyorduk ve sonunda bulduk bir tane. Insallah ay sonuna dogru tasinacagiz. O yogunlukta dogumgunu arada kaynamasin diye erkene aldik..


Iste fotograflarimiz;

Pastamizi keserken 

Pinata'yi doverken:))



Ve iste mutlu an, sekerler her yere dagild ve cocuklar  kapma savasinda:) 


En cok kim toplamis acaba? 

Simdi kucuklerin hediye acma zamani... 

Ege hediyelerini acarken.. Harika cicilerimiz oldu:) 


Arkadaslariyla poz verdiler.. 

Mum uflerken,

Batman figurlu pastamizi Ege bey kendisi secti.. 



 


Yine arkadaslariyla, 

Gitarim

Perşembe, Ağustos 28, 2008

Bu benim ilk gitarim. Huseyin amcam hediye almis, cok cok sevindim:)) Dogum gunu hediyem bir ay erken geldi:) Iste ilk fotograflarim..




Biraz deneyelim bakalim..




 




Huseyin amcam, ben ve gitarim:) 


Boyle tutup ceviririm gitarimi!!! 

Kaykayimi Cok Severim

Pazar, Ağustos 24, 2008



Ege kaykayini cok seviyor. Eve yorulmus halde geldi uzun sure kaydiktan sonra, yanaklar kipkirmiz ve ustumuz basimiz kir icinde:)




Hatta kaykayinin onundeki alistirma cubuguna tutunmadan kaymayi bile deniyor, ama ancak kapinin onunde! Yoksa daha tam hazir degiliz tutunmadan kaymaya... 


Boyle de guzel poz veririz..








Fotolar uzun sure once cekildi. Makinadan indirince hemen yayinlayayim dedim, yoksa yine kalacak:)

Fort Edmonton Parkinda

Perşembe, Ağustos 21, 2008

Gecen haftalarda okulumun duzenledigi geziye Ege, arkadasim Sevgi ve kizi ceren ile gittik. Geziden fotolar;

Burasi Fort Edmonton Park. Yasadigimiz sehrin icinde kurulmus bir acik muze. Sehrin ilk kurulus yillarindan 1700'lerin sonlarin, 1920'lere dek gecen surede yasana ortami canlandirmislar. Evlerin hepsi orjinal. Icindeki esyalarin hemen cogu eski.


Ege at arabasinda



Ciftlik sahibesi ve bizim sinifdan arkadaslarla ben


Ciftligin bahcesinde dinlenirken 



Ege ve Ceren, ati severlerken


Cilekli dondurmayi cok severim.........

Dudaklar dondurmali 

Saho ablamla cok iyi anlastik:)


Evlerde ya da magazalarda yasayan ve calisanlar o zamanin kiyafetlerinde. Mesela, ciftlik evinin hanimi ekmek mayalamis, atesi yakmis az sonra pisirecek. Ya da sapkaci kadin haril haril sapka tamir ediyor. 

Cok guzel bir geziydi, havanin 33 derece sicak olmasi disinda:)

Hatta geziye baslarken rehberimizden Brat Pitt'in Jessi James filminin birkac sahnesinin bu parkta cekildigini ogrendik. Bizi parka goturen buharli geminin vagonlarin seyahat etmis film sahnesinde:)) 


Sehrin ilk tuccari simdilerin dev firmasi Hudson Bay'in sahibinin evinin onunde Ege bey, 


Sapkaci hanimin dukkani

Ayni hanimin yatak odasi, 

Ciftlik evinin kecileri, 


ve hindileri, 


Muzedeki tum evler orjinal. Yerlerinden tasinarak buraya getirilmisler ve yeniden icleri dosenmis. 

Mesela, 1900 lu yillarin en modern iki evinden biri belediye baskanin, digerinin de dis hekiminmis. Dis hekimi bey pek kibardi:) Bizi evine buyur etti, gramafonunu gosterdi ve dinletti..

Gezimizi bitirdigimizde cok yorgunduk ve sicaktan neredeyse erimistik, ama cok guzel bir geziydi..

Bahcemizden Goruntuler

Salı, Haziran 24, 2008



Sabah yataktan sonraki halimize bakar misiniz??
Saclar o kadar komik ki, fotograf cekeyim hemen dedim. Oglusumda bana masum masum poz verdi..



Bu arkadasim Kelly. Evin arka bahcesinde hemen her aksam beraber oynuyor ya da bisiklete biniyoruz.


Apartmanin arka bahcesi oldukca buyuk ve cimenlerle kapli. Cocuklarin oynayacaklari kocaman bir alan.
Aksam okuldan donunce Ege'nin ilk isi arkadaslara katilip oynamak oluyor. Ben de eger vaktim varsa bahcedeki banka oturup kitap oynuyorum ya da balkonda arada gozluyorum. Cocuklar icinde yasi en kucuk olani Ege ama ben kucuk degilim, koca cocuk oldum deyip kendini onlarla bir tutuyor:)





Merhaba, Uzun Bir Aradan Sonra..

Cuma, Haziran 20, 2008

Son donemde kafami kasiyacak vaktim olmadigi icin sayfayla hic ilgilenemiyorum ne yazik ki. Odevler ve dersler bana nefes aldirmiyor ve 10 gune kadar ara sinavlar basliyor.
Pinar sormus nerelerdesin diye, buralardayim, ama vakit hic yok ne yazik ki.

Sabah erkenden kalkip, Ege'yi birakip okula gidiyorum. Biraz derslere bakip, ardindan 45 dakika kadar yuruyus yapiyorum. Hemen her gun yuruyus yapmaya basladim, hafta ici bir gun de Pilates devam ediyor. Gunu genelde oturarak gecirdigimden yuruyus oldukca iyi geldi. Bu yogunlukta yeni tariflerle falan tabi hic ilgilenemiyorum.
Bilgisayara yukledigim ama yayinlamakta geciktigim fotolar bunlar..
Sevgilerimizi gonderiyoruz sizlere...

Iste son calismalardan, duvardaki kusumuz:) Artik boyalarimiz su bazli oldugu icin, onceki tecruelerimizdeki gibi dertli degiliz:)












TV Yoksa Ne Yapariz?

Pazartesi, Mayıs 12, 2008

Daha once bahsettim mi hatirlamiyorum ama yaksladik 3 hafta kadar once evdeki kablolu yayini iptal ettirdim. Evdeki koca televizyon cogu saatler kapali bu sayede. Ege'den firsat bulup diger kanallari ztane izleyemiyorduk.
Aksam yataga gitme halleri, hemen her zaman tekrar yayinlanan aptal cizgi filmler yuzunden kabusa donusmustu. Yine boyle bir aksam Ege beyi yatirdiktan sonra, tabi sinirler harap olmus sekilde sarildim telefona.
Kadin kibarca sordu, neden kapatiyoruz diye, kisaca treehouse denen kanaldan baska birsey izlenmedigi ve onun disinda baska hicbirsey yapilmadigi icin dedim. Kadin baska soru soramadi tabi:)
Simdi bu kadar sure gecti, memnun musun diye sorarsaniz, acayip memnunum derim. Cocugumun oyun oynama zevki, yaraticiligi geri geldi. Odada yigin seklinde sus gorevi goren ve tozlanan oyuncaklar daha bir ortalarda gorunur oldu. Baktik oyuncaklar da arada zevk vermiyor, elimizde kalemler, boyalar resim cizer oldu.

Asagida gordukleriniz ise, okuldan dondugumuz bir aksam, can s1k1nt1s1ndan Ege'nin yarattigi bir oyun:))
Iste bu dedim gorunce.
Hani bizler kadar sansli degil cocuklar.
Aksama kadar canimiz cikana, yuzumuz gozumuz komur gibi olana dek sokaklarda oynardik. Oglen yemegini bile annemize ekmek arasi yaptirir sokakta yerdik. Baba isten ve donunce, bes dakka daha, iki dakka dahalarla zorladigimiz saniyeler ne kadar kiymetliydi. Uykuya yatma sorunumuz neredeyse hic yoktu, cunku yorgunluktan zaten sizar kalirdik.
Bizim cocuklarimiz ne yazik ki ayni sansa sahip degiller. Parka gittigimizde gecirecekleri sure bizim sabir gucumuzle sinirli ne yazik ki. O yuzden ya zaten oyuncak dukkanlarinda bir asagi bir yukari ne alacagina karar verememesi. O kadar cesitli ki hersey. Onlara dusunmek, oyun yaratmak icin hic sans sunmuyoruz. Her sey hazir onlerine sunulmus.
Annemin basortuleriyle gelinlik yapardik kendimize. Simdi gidiyorsun magazaya cocuk icin her renkte gelinlik, prenses elbiseleri hazir. Kucuk agac dallari catalimiz bicagimiz olurdu, yapraklar yemegimiz. Dogrardik, karistirirdik cakil taslarindan yaptigimiz tabaklarimizin icinde. Kafamizi sonuna dek zorlardik, ne uydursakta oynasak, yeni birsey nasil yapsak diye.

O yuzden Ege gecen gun muzik yapmak icin benden kap kacak isteyince cok sevindim. Verdim eline degisik turde seyler, tahta kasiklar. Cikardigi seslere aldirmadan hem de:))









Pankek Maceramiz

Pazartesi, Mayıs 05, 2008



Gecen Sali sabahindan bu goruntuler. Saat 7 civari. Ege bey saat 6 gibi uyandi ve agzindan ilk cikan ' Mam, pankek ve sut istiyorum' cumlesiydi. Anne durur mu, durmaz elbet. Hele de biricik aski, oglusu bir onceki gun atesler icinde hasta yatip, tum gun su ve meyva suyundan baska bir yer icmemisse, hic durmaz.

Sabahin korunde giristik mutfakla olan muhabbetimize. Zira ertesi gun ise gitmeyecegimi bildigimden asure yaparim diye, bugday da islatmistim geceden.
Once babamizin ogle yemegini hazir ettik ve ise ugurladik Ege'yle birlikte. Unu getirdi, tezgahi bosalatti benim akilli oglum. Pankek askina annesine yardim etti.
Sonra basladik pankeki cirpmaya, oyle uzun uzun degil elbet.



Sabah muzigi esliginde balli pankeklerini Ege cok sevdi. Yaninda tazecik cilekle birlikte..



Burada da boya kalemini gosteriyor annesine. Annesine onun da fotografini cek diyor..

Karsinizda Yengecimiz Elmo

Pazar, Mayıs 04, 2008



Gordugunuz kabuklu yengecin ismi Elmo. Aslinda Ege isim konusunda cok kararli degil. Dune kadar ismi Dieogo'ydu mesela. Zaten Cuma gunu aldik Elmo'yu.  Alisveris merkezinde gordukten sonra basindan ayrilamadi Ege. 

Kabuklarini zararsiz boyalarla boyamislar. Renk renk, boy boy yengecler..
Bizim ilk ev hayvanimiz:)




Ege henuz eline alamiyor tabi. Gordugunuz fotolari zor cekebildim, o kadar hizli hareket ediyordu ki, yetismek mumkun degil. Ben makinayi alana kadar Ege'nin yataginin altina kacmisti:)


Gordugunuz kabuklu yengecin ismi Elmo. Aslinda Ege isim konusunda cok kararli degil. Dune kadar ismi Dieogo'ydu mesela. Zaten Cuma gunu aldik Elmo'yu.  Alisveris merkezinde gordukten sonra basindan ayrilamadi Ege. 
Kabuklarini zararsiz boyalarla boyamislar. Renk renk, boy boy yengecler..
Bizim ilk ev hayvanimiz:)