Fort Edmonton Parkinda

Perşembe, Ağustos 21, 2008

Gecen haftalarda okulumun duzenledigi geziye Ege, arkadasim Sevgi ve kizi ceren ile gittik. Geziden fotolar;

Burasi Fort Edmonton Park. Yasadigimiz sehrin icinde kurulmus bir acik muze. Sehrin ilk kurulus yillarindan 1700'lerin sonlarin, 1920'lere dek gecen surede yasana ortami canlandirmislar. Evlerin hepsi orjinal. Icindeki esyalarin hemen cogu eski.


Ege at arabasinda



Ciftlik sahibesi ve bizim sinifdan arkadaslarla ben


Ciftligin bahcesinde dinlenirken 



Ege ve Ceren, ati severlerken


Cilekli dondurmayi cok severim.........

Dudaklar dondurmali 

Saho ablamla cok iyi anlastik:)


Evlerde ya da magazalarda yasayan ve calisanlar o zamanin kiyafetlerinde. Mesela, ciftlik evinin hanimi ekmek mayalamis, atesi yakmis az sonra pisirecek. Ya da sapkaci kadin haril haril sapka tamir ediyor. 

Cok guzel bir geziydi, havanin 33 derece sicak olmasi disinda:)

Hatta geziye baslarken rehberimizden Brat Pitt'in Jessi James filminin birkac sahnesinin bu parkta cekildigini ogrendik. Bizi parka goturen buharli geminin vagonlarin seyahat etmis film sahnesinde:)) 


Sehrin ilk tuccari simdilerin dev firmasi Hudson Bay'in sahibinin evinin onunde Ege bey, 


Sapkaci hanimin dukkani

Ayni hanimin yatak odasi, 

Ciftlik evinin kecileri, 


ve hindileri, 


Muzedeki tum evler orjinal. Yerlerinden tasinarak buraya getirilmisler ve yeniden icleri dosenmis. 

Mesela, 1900 lu yillarin en modern iki evinden biri belediye baskanin, digerinin de dis hekiminmis. Dis hekimi bey pek kibardi:) Bizi evine buyur etti, gramafonunu gosterdi ve dinletti..

Gezimizi bitirdigimizde cok yorgunduk ve sicaktan neredeyse erimistik, ama cok guzel bir geziydi..

Bahcemizden Goruntuler

Salı, Haziran 24, 2008



Sabah yataktan sonraki halimize bakar misiniz??
Saclar o kadar komik ki, fotograf cekeyim hemen dedim. Oglusumda bana masum masum poz verdi..



Bu arkadasim Kelly. Evin arka bahcesinde hemen her aksam beraber oynuyor ya da bisiklete biniyoruz.


Apartmanin arka bahcesi oldukca buyuk ve cimenlerle kapli. Cocuklarin oynayacaklari kocaman bir alan.
Aksam okuldan donunce Ege'nin ilk isi arkadaslara katilip oynamak oluyor. Ben de eger vaktim varsa bahcedeki banka oturup kitap oynuyorum ya da balkonda arada gozluyorum. Cocuklar icinde yasi en kucuk olani Ege ama ben kucuk degilim, koca cocuk oldum deyip kendini onlarla bir tutuyor:)





Merhaba, Uzun Bir Aradan Sonra..

Cuma, Haziran 20, 2008

Son donemde kafami kasiyacak vaktim olmadigi icin sayfayla hic ilgilenemiyorum ne yazik ki. Odevler ve dersler bana nefes aldirmiyor ve 10 gune kadar ara sinavlar basliyor.
Pinar sormus nerelerdesin diye, buralardayim, ama vakit hic yok ne yazik ki.

Sabah erkenden kalkip, Ege'yi birakip okula gidiyorum. Biraz derslere bakip, ardindan 45 dakika kadar yuruyus yapiyorum. Hemen her gun yuruyus yapmaya basladim, hafta ici bir gun de Pilates devam ediyor. Gunu genelde oturarak gecirdigimden yuruyus oldukca iyi geldi. Bu yogunlukta yeni tariflerle falan tabi hic ilgilenemiyorum.
Bilgisayara yukledigim ama yayinlamakta geciktigim fotolar bunlar..
Sevgilerimizi gonderiyoruz sizlere...

Iste son calismalardan, duvardaki kusumuz:) Artik boyalarimiz su bazli oldugu icin, onceki tecruelerimizdeki gibi dertli degiliz:)












TV Yoksa Ne Yapariz?

Pazartesi, Mayıs 12, 2008

Daha once bahsettim mi hatirlamiyorum ama yaksladik 3 hafta kadar once evdeki kablolu yayini iptal ettirdim. Evdeki koca televizyon cogu saatler kapali bu sayede. Ege'den firsat bulup diger kanallari ztane izleyemiyorduk.
Aksam yataga gitme halleri, hemen her zaman tekrar yayinlanan aptal cizgi filmler yuzunden kabusa donusmustu. Yine boyle bir aksam Ege beyi yatirdiktan sonra, tabi sinirler harap olmus sekilde sarildim telefona.
Kadin kibarca sordu, neden kapatiyoruz diye, kisaca treehouse denen kanaldan baska birsey izlenmedigi ve onun disinda baska hicbirsey yapilmadigi icin dedim. Kadin baska soru soramadi tabi:)
Simdi bu kadar sure gecti, memnun musun diye sorarsaniz, acayip memnunum derim. Cocugumun oyun oynama zevki, yaraticiligi geri geldi. Odada yigin seklinde sus gorevi goren ve tozlanan oyuncaklar daha bir ortalarda gorunur oldu. Baktik oyuncaklar da arada zevk vermiyor, elimizde kalemler, boyalar resim cizer oldu.

Asagida gordukleriniz ise, okuldan dondugumuz bir aksam, can s1k1nt1s1ndan Ege'nin yarattigi bir oyun:))
Iste bu dedim gorunce.
Hani bizler kadar sansli degil cocuklar.
Aksama kadar canimiz cikana, yuzumuz gozumuz komur gibi olana dek sokaklarda oynardik. Oglen yemegini bile annemize ekmek arasi yaptirir sokakta yerdik. Baba isten ve donunce, bes dakka daha, iki dakka dahalarla zorladigimiz saniyeler ne kadar kiymetliydi. Uykuya yatma sorunumuz neredeyse hic yoktu, cunku yorgunluktan zaten sizar kalirdik.
Bizim cocuklarimiz ne yazik ki ayni sansa sahip degiller. Parka gittigimizde gecirecekleri sure bizim sabir gucumuzle sinirli ne yazik ki. O yuzden ya zaten oyuncak dukkanlarinda bir asagi bir yukari ne alacagina karar verememesi. O kadar cesitli ki hersey. Onlara dusunmek, oyun yaratmak icin hic sans sunmuyoruz. Her sey hazir onlerine sunulmus.
Annemin basortuleriyle gelinlik yapardik kendimize. Simdi gidiyorsun magazaya cocuk icin her renkte gelinlik, prenses elbiseleri hazir. Kucuk agac dallari catalimiz bicagimiz olurdu, yapraklar yemegimiz. Dogrardik, karistirirdik cakil taslarindan yaptigimiz tabaklarimizin icinde. Kafamizi sonuna dek zorlardik, ne uydursakta oynasak, yeni birsey nasil yapsak diye.

O yuzden Ege gecen gun muzik yapmak icin benden kap kacak isteyince cok sevindim. Verdim eline degisik turde seyler, tahta kasiklar. Cikardigi seslere aldirmadan hem de:))









Pankek Maceramiz

Pazartesi, Mayıs 05, 2008



Gecen Sali sabahindan bu goruntuler. Saat 7 civari. Ege bey saat 6 gibi uyandi ve agzindan ilk cikan ' Mam, pankek ve sut istiyorum' cumlesiydi. Anne durur mu, durmaz elbet. Hele de biricik aski, oglusu bir onceki gun atesler icinde hasta yatip, tum gun su ve meyva suyundan baska bir yer icmemisse, hic durmaz.

Sabahin korunde giristik mutfakla olan muhabbetimize. Zira ertesi gun ise gitmeyecegimi bildigimden asure yaparim diye, bugday da islatmistim geceden.
Once babamizin ogle yemegini hazir ettik ve ise ugurladik Ege'yle birlikte. Unu getirdi, tezgahi bosalatti benim akilli oglum. Pankek askina annesine yardim etti.
Sonra basladik pankeki cirpmaya, oyle uzun uzun degil elbet.



Sabah muzigi esliginde balli pankeklerini Ege cok sevdi. Yaninda tazecik cilekle birlikte..



Burada da boya kalemini gosteriyor annesine. Annesine onun da fotografini cek diyor..

Karsinizda Yengecimiz Elmo

Pazar, Mayıs 04, 2008



Gordugunuz kabuklu yengecin ismi Elmo. Aslinda Ege isim konusunda cok kararli degil. Dune kadar ismi Dieogo'ydu mesela. Zaten Cuma gunu aldik Elmo'yu.  Alisveris merkezinde gordukten sonra basindan ayrilamadi Ege. 

Kabuklarini zararsiz boyalarla boyamislar. Renk renk, boy boy yengecler..
Bizim ilk ev hayvanimiz:)




Ege henuz eline alamiyor tabi. Gordugunuz fotolari zor cekebildim, o kadar hizli hareket ediyordu ki, yetismek mumkun degil. Ben makinayi alana kadar Ege'nin yataginin altina kacmisti:)


Gordugunuz kabuklu yengecin ismi Elmo. Aslinda Ege isim konusunda cok kararli degil. Dune kadar ismi Dieogo'ydu mesela. Zaten Cuma gunu aldik Elmo'yu.  Alisveris merkezinde gordukten sonra basindan ayrilamadi Ege. 
Kabuklarini zararsiz boyalarla boyamislar. Renk renk, boy boy yengecler..
Bizim ilk ev hayvanimiz:)

Yilin Son Karindan Goruntuler (di)

Salı, Nisan 22, 2008

Son kar diye baslik attim ama degilmis. Hikaye yazinin devaminda:)



Iki hafta once cekildi bu fotolar. Ayin basinda yani. Cumartesi sabah surpriz karla karsilastik ve her yer bembeyazdi. Dedik, yilin son kari yagdi, onca guzel bahar havalarindan sonra. Bahar dediysem, bu ulke icin ilik sayilacak 0- -5 derece arasi falan..
Baktik ki, her zaman yagan ipek gibi kardan degil, cocuklugumdan bildigim, kartopu oynayip, kardan adam yapabilecegin kar, sulu kar yani..

Simdi bu satirlari yazarken, hafta ici evdeyim. Gecen cumartesi baslayan kar firtinasi hala devam ediyor. Evet Nisan ayini neredeyse bitiridik ve burada kar firtinasi var. Ay basindaki surprizi keyifle gecirdikten sonra bu firtina sinir bozucu tabi. Dun ve bugun nasil araba kullandigimi bilmiyorum. Dun is arkadasim bana "Welcome to Alberta" diye saka yapiyor:)
Aslinda uzun yillardir boyle birsey gormemisler. Cocukluklarinda belki ama simdilerde ilk kez oluyormus. Eskiden Haziranda bile kar yagdi diye hatirlayanlar var..
Buroya gittim, benden baska adam yok tabi. Sevgili patronicem de arayip, sen de eve don, ne yapaksin aksama kadar deyince yeniden dokuldum yollara. Aksam Ege'yi yuvadan almak var simdi:)

Neyse buyrun bir onceki kardan goruntulerimiz..
----------------------------------------

Kirk yilda bir sulu kar yagmis ve ilk kez top yapilabilecek kivamda. Haydi dedik, Ege ilk kardan adamini yapsin.

Ciktik evimizin onune..







Ege once yere yatip, asagidaki kardan melegi yapti:))




Ardindan ailecek kartopu oynadik..
 


 
Iste kardan adamimiz 


 

Resimlerimiz ve Calismalarimiz

Pazartesi, Nisan 07, 2008



Ege'nin gozunde ilk kez arpacik cikti. Oldukca rahatsiz gecen gunlerden sonra bugun biraz daha iyiyiz:)  Doktorun tavsiyesyle cay posetleriyle nemli tutma calismalari oglumun itirazlari sebebiyle cok ise yaramadi ama cok sukur sislik biraz daha azaldi bugun..

Iste Calismalarimiz

Fotografta gordugunuz Ege'min fil basligi.




Bu da kral tacimiz.



Yilbasi oncesi hazirladigi ren geyigi kuklasi


Parmak boyasi calismalarimiz.  Yonca ve gokkusagi haftanin resimleri secilmisti:)


Paskalya sepeti.
Ogretmeni yumurtalari yapistirma sekline hayran kalmisti. Beni cagirip, sunlarin dizilisine bakar misin diye gururla gosterdi:) O kadar mutlu oldum ki, tum bunlari Ege'min tek basina yaptigina sasirdim:)     (Boyama ve yapistirma islerini cocuklar yapiyor)



Daha once bahsettigim doktor ofisini cizdigi resim.  Bu uzun sure okul duvarini
susledi.
" Yatakta yatan bir hasta var ve ayaktaki hasta Ege'ymis. Ondeki yesillik odanin onundeki minik bahce ve duvardaki mavi cubuk ise termometre. Oturan ise sirasini bekliyormus."


Bu kirmizi renkli kagittaki kirmizi evi kahvalti yaparken cizdi:)
Evin sahibiyse yandaki tavsancikmis:)


Ocak ayinda yaptigi parmak boyali resim..



Yilbasi zamanindan kalma hindimiz, paskalya tavsani ve bir de ne oldugunu cozemedigim minik monster:)

Karsinizda Ben ve Ege:)

Cuma, Nisan 04, 2008


Evet, iste karsinizda yeni ben:))
Saclarimi gecen hafta sonu kestirdim ve ardindan gunlerce aynalara bakamadim, Cengiz'e sinir krizleri gecirttirdim:)
Kuafor bayana, elimi surmek zorunda kalmayacagim, yika ve cik modeli olsun, ama kisa bir model olsun dedim. Sonra bu modeli bir bayanda gordum, bana gider mi diye sorunca, yeah dedi ama isi bittikten sonra 10 dk kadar fonle ugrasti. Hani dedim elimi surmeyecektim. Bu kadarini yaparsin canim demez mi?? Hatun bilmiyor tabi Hanife hanimin eline sac fircasindan baska bir sey almadigini. Ben ne anlarim fonden, firca tutmaktan, hele de kendi sacima?

Ama bugun neredeyse bir hafta oldu ve sabahlari 10 dk kadar vakit geciriyorum kafamla. Yeni bir fon fircasi, sac tutkali ki igrenc bir sey, bilumum yeni malzemeler dizi dizi aynanin onunde.


Nihan ve Sebnem hep soruyordunuz, sen neden fotolarda yoksun diye. Makina genelde benim elimde oldugundan diyordum sizlere.. Iste buyrun karisnizde ben:)
Dun sabah Cengiz'in elien verdim makinami, dedim hadi bakalim sira bende..


Yakisikli oglum da annesine eslik etti.