Ege'min hayvan sevgisi.......
Uzun suredir kullanmayi unuttugum misir cipsi boceklenmis ve cope gitmisti. Neyse bitti dedim, baska malzemelere bulasmadan..
Dun Ege odasinda oynarken kosa kosa yanimiza geldi; 'anne anne' diye cigliklar atarak, bir baktik ki elinde minik bir bocek, hani un boceklerinden. Nereden bulduysa almis eline seviyor, 'anne bak, anne bak ' diye bagiriyor.
Hani cocukken ugur boceklerini elimize alir, sarki esliginde elimizde gezdirir, ucmasini dilerdik. O zamanlar aklima geldi, hemen bastim deklansore.. Ne mutlu oldum Ege'de hayvanlari sevecek diye.. Minik bir bocegi bile o kadar ozenle seviyordu ki.


egeden fotoğraflar, bizden son haberler, bazen hoş sohbetler..
Canim Bocugum!!!!
Pazar, Nisan 09, 2006
En Son Haberler
Çarşamba, Nisan 05, 2006
Gecen hafta buraya pek birsey ekleyemedigim icin ufak hikayelerimizi simdi yazacagim. Ege'nin gunlugunu yazmaya oyle bir alistirmisimki kendimi, sanki birseyler eksik kaliyor fotograf ve yazi eklemeyince. Gecen gun soyle bir arsive baktim da ne cok seyler olmus, cogunu okurken hatirladim. Isin en guzel yani bu zaten, o anki hislerle yazdigim Ege'yle gecen hayatima ait kucuk notlar..
********************************************
Yukardaki fotograf hafta sonu gezimizde cekildi. Yasadigimiz eyaletin baskenti olan Québec sehrine gittik. Ege yurumekten cok yoruldu ve babasinin omuzunda ulasti Frontenac Satosuna. Hava ilik ve gunesliydi, ama oranin meshur ruzgari bizi biraz usuttu, gezi icin erken bir zamandi belki ama onca yorgunluga ragmen guzeldi. Cektigimiz fotograflari yakinda siteye eklemeye calisacagim.
Arkadasimin minik kizinin arabasini bile elinden aldik bazi zaman:) Havalarin duzelmesine aldanip Ege'nin berelerinin hepsini kaldirmisim, o gun cikarken aceleyle babaannesinin ordugu bebeklik sapkasini almistim yanima tedbir icin, iyiki almisim. O ruzgarda cok isime yaradi:)
Gezi sonrasi yorgunluk yuzunde nasil da belli olmus. Yolda uzun sure uyudu Ege'm. Evimize gelince sicak bir dus ve ardindan nennen- dodo (yani uyumaya gidiyoruz)...
Ege gecen gun beni evde bulmayinca babasina beni sordu;
'Baba, anne neydeeee?? '
Sabah uyaninca ayni soruyu da bana soruyor, cevabi alinca kafasini tamam seklinde sallayip 'dako-d'accord- anlasildi' diyor.
Dolabi acip 'cu iscem ' diyor. Yarisi fransizca yarisi turkce. Ben de cogu zaman her iki dilde de soluyoum, kulagi alissin diye. Bunlari yuvadan ogrendi zaten, ben uzuluyorum bazen, cocuk hangi dili konusacagini sasiriyor. Evde Turkce, TV de cogu kez fransizca bazen ingilizce. Son bir ayda yani evde kaldigindan beri Turkceyi biraz daha soktu gibi.. Buna seviniyorum, cunku anadilini iyi konusmasi cok daha onemli, burada yasayacaksak zaten o dilleri ogrenecek birsekilde. Ama agzindan yarim yamalak kelimeleri duymak cok hos. Hele anne deyisi, bir omre bedel.......
Makarna ve Yogurt
Çarşamba, Mart 29, 2006

Makarnayi hangi cocuk sevmez? Hicbiri sanirim.. benim oglum da pek sever. Domatesli, peynirli, kremali.. Sevdigi yemekleri ona yedirmek zor degil, sanirim her cocuk icin ayni sey gecerli. Kendi basina inat etmeden yer, yerken birseyler anlatir, yaninda "CU" sunu (meyva suyu) icer..

Yukardaki fotografta adi gecen sahis CU derken:)
Vee yogurt...
Bebekken, gerci benim icin hala bebek ama artik abi oldu, dogal, evde mayaladigim yogurdu severek yerdi, ama simdi yemiyor. Ben de fazla tasvip etmememe ragmen meyvalilari almak zorunda kaliyorum. Evde yaptiklarimi yani mayvali olarak yaptiklarimi da pek sevmedi.. Ne yapalim diyorum, arada tatli niyetine veriyorum:) Daha dogrusu vermeme gerek kalmadan o alabiliyor artik. Gozune neyi kestirirse aliyor ve istiyor, ya da yenilecek birseyse, kasik falan gerektirmiyorsa basliyor yemege:)

Ve Karsinizda..........
Çarşamba, Mart 22, 2006
Pistlerin yeni prensi Ege......
Patenle 2,5 yasinda ilk defa anne ve babasinin onu soguk bir kis gunu Oka parkina goturmesiyle tanisti. Ama patenleri yoktu, olsun du. O azimliydi yine de orada gordugu cumlealem gibi kayacakti, azim bir sporcu icin gereken en onemli seydi ve o Ege'de fazlasiyla vardi. Annesinin itirazlarina ragmen daldi piste, babasi arkasindaydi oglunun, destekti ona. Botlariyla kaymaya basladi hemen, cok egleniyordu. Ama o ne! Hopppp birden kayiverdi, dengesini kaybedip,
bacaklar acildi biraz, ama hala dimdik ayakta derken,
bir anda yerde buluverdi kendini. Auch dedi her dustugunde dedigi gibi. (Okulda buyuk abiler ve ablalar oyle diyordu kucuk hatalar yaptiklarinda) kalkmak hic dert degil, yeniden deneyecekti. Ama olmuyor, kalkamiyor...
Oturdu o yuzden dinlendi biraz. Ama denemisti. Kaymisti hatta, tabii dusecekti. Gelecek sefer daha dikkatli olacakti. Bunu biliyordu, hayatta hersey birer tecrube degil miydi??
Bugun Benim Dogumgunum!!!
Pazar, Mart 19, 2006
Hayatimin en guzel hediyesine, Egem'e kavustugumdan beri dunyadaki sansli insanlardan biri oldugumu biliyorum.
Bu guzel hediyem adina gunlerdir beklettigim bir Mim'i cevapliyorum.
Gelincik tarlasinin hamarat kizi Burcu beni ne kadar zaman once sobeledi bilemiyorum. Burcu'cugum kusura bakma, cok ozel bir soru oldugu icin uygun zaman ayarlamak adina bu kadar gecikti cevabim..
Ege hayatimiza 2003 yilinin Eylul ayinda bize surpriz yaparak geldi. Surpriz diyorum cunku 8 hafta once dogdu. O zamanlardan belliymis demek ki diyorum, yerinde iki dakikadan fazla duramamasi:) O gunden beri hayatim o kadar cok degisti ki, maddelere sigdirmak zor olur.. Aklima gelenleri yazmaya calisayim;
- Genelde aldigim kararlarda gunluk yasayan bir insandim eskiden, cok dusunmeden, yarina cikacagimiz belli mi der ve yapardim ne istersem. Bugun attigim her adimda Ege ve onun hayati sozkonusu.
- Uzun uzun saatler kitap okurdum, saatlerce magazalarda kitapcilarda gezer, arkadaslarimla cafelerde uzun sohbetler ederdim. Simdi yaz tatilinde getirdigim kitaplardan bir cogunu bile okuyamadigimi, yeni cikan kitaplardan bir haber oldugumu, arkadaslarimla ancak evde kahve sohbetleri yapabildigimi itiraf etmeliyim.
- Parklarda kuslara, sincaplara byee diyerek el salliyoruz Ege'yle eve giderken. Eskiden parklarin belki yanindan gecerdim. Simdilerde, diger cocuklarin anneleriyle tipik 'Anne muhabbetleri' ne giriyorum. Sizin ki ne kadar? Adi ne? O ne demek?
- Belki de hayatimin en zor tecrubesi; en az 5 saat araliksiz uykunun nasil birsey oldugunu unutmustum bir zamanlar. Simdilerde uyanma durumu genelde olmuyor cok sukur.
- Iki saat gibi kisa bir sure icinde bile bir varligin ozlenebilecegini ogrendim Ege'den sonra.
- Dunyanin en guzel parfumunu her sabah koklama sansina sahibim, Ege'den sonra.
- 'Anne' kelimesinin minik bir agizdan cikmasinin ne kadar yuce ve guzel bir duygu oldugunu artik daha iyi biliyorum.
- Genelde cok titiz bir insan degilimdir, ama duzenliligi severim. Simdilerde evin her yerinde, hic umulmadik yerlerde Ege'ye ait birseyler, oyuncak hatta kaybolup benim bile unuttugum bir mutfak malzememi bulabiliyorum.
- Teletubbies diye isimlendirilen varliklardan habersiz yasayip giderdim, simdi hayat hikayelerini yazabilirim. Ege her aksam beraber seyretmekten o kadar mutlu oluyor ki. Bense, tum replikleri ezbere bildigime sasiyorum.
- Eskiden annemle ya da Turkiye'den gelen telefonlarda uzun uzun konusuruz, laflardik. Simdi tek konumuz Ege ve onun yaptigi muzurluklar..
Kayisili Pankek
Çarşamba, Mart 15, 2006
Yok yok, sayfalari karistirmadim, tarif vermeyecegim. Dalginim, yas da geciyor ama o kadar degil yanii, sayfalarimi henuz karistirmiyorum:)) Olay Ege ve pankeki seklinde gelisecek. Ayrintilar mi?
Buyrun;
Sabah daginikligi, pijamalar ve pankek.. Ama bu pankek ozel bir tarif, kayisi pureli. Ege'min kabizlik sorunu son gunlerde yine gundeme geldi. Erik sularini, kuru meyvalari, kayisi purelerini falan reddeten oglum icin, pureyi pankek olarak verdim. Az once mesela, yani aksam saat 9 gibi, kayisi puresine biraz yogurt karistirdim, ama nafile. Once kokluyor benim cin oglum, sonra tipine bakiyor ve yemiyor. Ne oyunlar yapiyoruz babasiyla, 'aman da aman bu muhallebi ne guzelmis, yok walla ben yiyecegim, babasi sakin sen yeme, ben yiyecegim' diye yaptigim oyunlar tam Oscarlik ama Ege cakiyor tabii davayi. Direk olaydaki yapmacikligin kokusunu aldi ve umursamaz tavirla odasina seyirtti. Universite yillarinda azbucuk yuttugum sahne tozlarina ah ettim sonra..
Pureli yogurt mu, cope gitti tabii.
Ama pankekleri sevdi, yani sevdi dediysem de, bir taneyi lutfen yedi, tabitabii (teletubbies) hatirina....

Ege Makarna Yiyor
Cumartesi, Mart 11, 2006

Evet her cocuk gibi Ege de makarnayi seviyor, ama gecen gun benim oglum haslanmamis, cig makarnayi kesfetti. Verdim eline oynayacak guya, yarisi kullanilmis paket ama agzi lastikli, acamaz yani.. Ama acti ve bir de yemege basladi!!!
Evet dogru duydunuz Ege kuru makarnalari katur, kutur yedi:) Cips gibi birsey sandi gariban. Bizim eve bu tur zararli yiyecekler cok girmediginden, Ege makarnayla idare etti yani.
Bu fotograflari cekeli birkac gun oldu. Gecenlerde yeniden paketi almis eline, benden acmami istiyor, ne diyecegimi sasirdim. Hasladim bol domatesli yaptim hemen ama kurusunu unutturana kadar da akla karayi sectim:))
Park Sonrasi
Perşembe, Mart 09, 2006
Gabigabi
Perşembe, Mart 02, 2006

Yukardaki fotografta, arkadasimin 9 aylik bebeginin ayakkabisinin icinde Ege'nin ayagini goruyorsunuz!
Bizimkinin inadini sormayin, tutturdu giyecegim diye, ayakkabilar da bir guzel, rugan, suslu puslu birsey. Cocuk aklini yitirdi giyemedi diye:)) Bakti olmuyor, atmis zulaya. Oyle bir saklamis ki zor bulduk gabigabilari. (Ege ayakkabiya gabigabi diyor)
Borek Olayi
Cumartesi, Şubat 25, 2006

Ege;
'Annem gecen sabah borek yapti. Ama borek bir turlu pismek bilmedi. Ee annem gitmis bilgisayarinin basina, unutmus boregi moregi. Aciz dimi ama, yanacak gidecek guzelim sey, yok aclik bir yana, onca emek.. Dur, bi de ben bakayim suna, annemin yaptigi gibi eldiveni gecirelim elimize, aa babam fotograf da cekecekmis, iyi ceksin bakalim. Ne anliyorlarsa her animi cekmekten. Pijamaliyim giyinmemisim bile ama olsun ne yapalim..
Ok, borek daha yanmamis, pisecek az sonra... '
Karakterler gercek olup, borek disinda yazilanlar gercek degildir.
The End
Borek afiyetle yenir, herkes mutlu mesut devam eder hayatlarina, yeni hikayelerle......
Iyi Haftalar
Pazartesi, Şubat 20, 2006


Pazar gunu biraz hava alalim deyip disari ciktik, amann bir soguk ki sormayin. Ancak 10 dk kalabildik disarda, yerler tamtakir buz, yurumek imkansiz. Yani park keyfimiz pek kisa surdu. Biz de klasik carsi gezisi yaptik, buyuk alisveris merkezi yani. Yeni deyimiyle:))
Ege'yle birlikte olunca magaza gezmek falan imkansiz tabii. Ben, carsi icinde bahce calismalarina bayildim en cok, birkac fotograf alabildim ama onlardan. Daha fazlasi icin buraya tiklayin lutfen..
Tum dostlara guzel bir hafta diliyorum..
Sevgiyle, dostlukla...
Cikolata ve Uzaylilar !
Perşembe, Şubat 16, 2006

Her cocuk gibi sekerli yiyecekleri Ege cok seviyor. Ben her zaman sinirlari koruyorum ama. Cikolataya mesela bayiliyor. Elindeki biskuvi de yenmeyecek gibi degil hani. Bol kakaolu ve icinde cikolata var, krema falan degil hakiki cikolata. Ben de cok sevdimmm:) Cocugumuza limit koyuyoruz ama kendimize gelince isler degisiyor degil mi? Mesela ben tatlisiz duramam, hafif olmasi sartiyle her turlu tatliyi cok severim. Ege umarim bu konuda bana cekmez..
Son gunlerde evdeyim, yani is bitti bitiyor, o da ayri bir hikaye ki, baska bir yazi da bahsedilecek mutlaka. (Allahim tesaduflere bak:) Sertap su anda ' Bu daaaa gelirr, bu daaaa gecerrrr' diye soyluyor. Tam is konusu acilmisken, tam oturdu konuya yani:)
Neyse bu da gecti gercekten, hayattayiz, iyiyiz ve en onemlisi saglikliyiz, biricik oglum var hayatimda, baska ne isteyeyim.....
Efendim, gelelim bizim uzaylilara. Evin her yerini sardilar. Hani korku filmleri gibi neredeyse. Evin en kucuk elemani yukardakilerden mesaj alir, kimse takmaz once cocugun durgunlugunu falan. Sonra bir bakarsin ufaklik onlari gormus meger, mesaj iletiyor insanliga !
Ama bizim ki biraz degisik, oyle durgunluk falan yok tabii, aksine bir hareket bir canlilik ki, sormayin. Oglum evin her yerine, duvarlara, kitaplara, benim bulmacalarimin cozulmemis ne kadar bos alani varsa oralara resimler, figurler ciziyor. Bana yuvarlak cizdiriyor once. Sonra iclerini asagida goruldugu gibi dolduruyor. Uzaylilar ciziyor yanii. Ama bu isin bir mesaj isi oldugunu dusunmuyorum. Sadece Ege'nin portre gelistirme asamalari....
(Yuvarlaklarin cizimi bana ait:)
Elde Yemek Keyfi
Cumartesi, Şubat 11, 2006

Ege elinde koftesi annesine poz veriyor. Uzun zamandan beri evde kaldigim gunlerden biri:) Ogluma yaptigim kofteyi cok sevdi Ege. Oyle ki ben de kiyamadim, elinde yemesine ses cikaramadim.
Daha hosgorulu oldum boyle konularda. Onunla cok vakit geciremedigim icin isteklerine pek hayir diyemiyorum eskisi gibi.
Sonra agzini siliyor kolunun tersiyle..O kadar titiziz yani:))
Tabii arada bana laf da ediyor kendince..












