Buralara bahar geldi gibi. Gibi diyorum cunku bir naz ki, anlatamam. Sabah kalkiyorsunuz, gunes piril piril, ohh diyorum ne guzel bugun uzun uzun yuruyus yapabiliriz oglumla, parklarda vakit gecirebiliriz istedigimiz kadar, ama gel gor ki hava esiyor, hem de nasil esmek, usutuyor yanii..
Gecen pazar baktik hava guzel, 22C diyor meteroloji, dogru ama o meshur ruzgar yok mu, usuttu yine. Eee geldik bir kere piknik yerine, donulmez tabii, mangallar, etler, baliklar, cocuk arabalari.. Tipik 'yurdumun insani yanii'. Millet takmis patenleri, almis bisikletlerini spor yapiyorlar, biz se yayildik bir guzel dort kadar agacin golgesine, ohhh, mangallar yanar bir yandan, cocuklar ciglik cigliga, beyler mangal basinda, hanimlar salata yapar, gelen gecenler, 'bunlar ne ki acep' ifadeleriyle bakar, bakar.... Anlamadigim sudur aslinda, yemek sitemde cok kere bahsetmisimdir, mangal bizim evde cok yanar, yani piknikte de dumani tutturmenin ne geregi vardir, ama esim seviyor en basta ne yapabilirim.. Neyse, Ege'de babasinin yolunda, eti seviyor, ozellikle tavugu. Fotograflar ne kadar sevdigini anlatir sanirim, aslinda niyetde eline bir kuzu budu vermek vardi ama ne yapalim simdikiler ellerinde tavuk budu kemiriyor gordugunuz gibi..

Hatta bir de selam veriyor uzatip elindekini...
egeden fotoğraflar, bizden son haberler, bazen hoş sohbetler..
Yeni Nesil Erol Tas
Pazar, Mayıs 07, 2006
En Buyuk Asci Bizim Asci
Çarşamba, Mayıs 03, 2006

Bizi yakindan taniyanlar bilir, esimin et sevdasi haftada en az 2-3 kez mangal yakmamiza sebep olur. Ege artik balkonda falan oynamaya basladi ara ara, mangali her gordugunde ve bir de karni acsa 'anne, bak mama' deyip duruyor. Cocuk hakli, orada piseni yiyoruz genelde.. Ben artik et yerine aliminyum folyolarda pisen sebzeli tarifler de uretmeye basladim, etden biktigim icin.
Ama bu kez et degil, balik pisiyor mangalimizda, ascibasimiz da Ege....
Buyrun.........
(fotograflar hava bulutlu oldugu icin biraz karanlik gibi, idare ediverin artik:)) )

Bac ve Ege
Cumartesi, Nisan 29, 2006

Ne zamandir yayinlamak istedigim fotograflarla merhaba...
Bu guzellik, arkadasimin kizi Naz, hani Ege'nin yeni gozdesi, Bac'i iye bahsettigim hatun, benim de gelin adayim.. Ne seker birsey anlatamam, Ege iki gunde bir gormezse uyuyamiyor, Bac asagi bac yukari. Naz'da da durum ayni aslinda, camdan falan bakinca, sokaga cikip Ege gibi cocuklar gorunce basliyormus 'Ege, ege' diye soylenmeye.. Evet ilk soyledigi sozcuk Ege, o kadar net soyluyor ki bicirik ve daha 9 aylik..
Bu fotograflarda da ara sira, aslinda her zaman diyelim, Ege'nin kiskanclik krizlerinin sonuclarini goreceksiniz. Naz'a ait ne varsa illa denenecek, giyilecek, evirip cevirip kullanim imkanlari degerlendirilecek mesela... Sapka kucuk mu gelmis, olsun, emzik bebeklere gore degil ya sadece, ben de emerim, o emiyor yaa, hele o hirka pek bir guzel, giyemezsem catlarim... Soyle koltuguna da kuruldum mu is tamamdir.. Nasil olmusum ama, n'olur soyleyin, yakismamis mi..


Ilk Bisikletim
Salı, Nisan 25, 2006

Ege'min yeni bisikleti, aslinda ilk bisikleti demeli...
Pek heyecanlandi aldigimizda ama simdilerde pek binemiyor, buranin havalarindan dolayi. Yagmur mevsimi basladi, yakinda heryer yesile burunecek, civil civil ciceklenecek bahceler, sincaplar cirit atacak parklarda, onlar kacacak Ege kovalayacak, Ege'nin annesi de onun pesinde olacak tabii. Ama simdiki gunlerde evdeyiz..
Sizin oralara geldi mi bahar, gosterdi mi isikli gulen yuzunu?? Neler yapmaktasiniz, kitaplarinizi alip temiz havada uzun uzun dinlenip okuyor musunuz benim ozlemini cektigim gibi, ya da butun kis oturduk kitabimizi evde okuduk, simdi yurume zamani deyip yollara mi vuruyorsunuz kendinizi...
Bahari doya doya yasamanizi dilerim, isikli, gunesli, ilik bahar gunleri dilerim....
Davulcu
Cuma, Nisan 14, 2006

Kalemler ve plastik bir kab. Evde davul calmak icin yeter de artar bile..
Ege'nin belki de en hareketli zamanlari, bahar havasi yaradi benim minik ogluma. Parkda attigimiz bir iki turdan sonra evde duramaz olduk, yani seferlerimiz basladi:))
Belki de en guzel haber artik bez kullanmamamiz. Gozumde o kadar buyutuyordum ki bu olayi, sonunda hallettik. Bu zamana kadar asla israr etmedim. Esimin ablasi 'onun zamanini kendi bilir asla israr etme' demisti ve ben de oyle yaptim. Dogrusunu yaptigimi anladim, cunku bu is icin anlatildigi kadar zorlanmadim, Ege'de stress yapmadi hic. Baski cogu zaman ters tepiyor, 3-4 gunde halledebilecegimiz bir sureci daha da uzatabiliyor. Ben cok kisiye sordum nasil yapmali, hangi yol daha iyi diye. Ama akilli oglum zaten bezi istemeyerek basladi bu ise. Ilk gunler hep takip ettim, cisi gelince bezi bagladim, ya da lazimligi gosterdim, ama o reddetti basta. Simdi artik cisi gelince soyluyor, hatta 2 gecedir altina bagladigim bez kuru cikiyor, sabah ilk is bezi atip cisini yapmak oluyor...
Boylece buyuk bir olayi da atlatmis olduk. Insallah Ege hayatindaki bircok seyi bunda oldugu gibi cok zorlanmadan cozebilir..
Ve karsinizda davulcu Ege.....


Canim Bocugum!!!!
Pazar, Nisan 09, 2006
Ege'min hayvan sevgisi.......
Uzun suredir kullanmayi unuttugum misir cipsi boceklenmis ve cope gitmisti. Neyse bitti dedim, baska malzemelere bulasmadan..
Dun Ege odasinda oynarken kosa kosa yanimiza geldi; 'anne anne' diye cigliklar atarak, bir baktik ki elinde minik bir bocek, hani un boceklerinden. Nereden bulduysa almis eline seviyor, 'anne bak, anne bak ' diye bagiriyor.
Hani cocukken ugur boceklerini elimize alir, sarki esliginde elimizde gezdirir, ucmasini dilerdik. O zamanlar aklima geldi, hemen bastim deklansore.. Ne mutlu oldum Ege'de hayvanlari sevecek diye.. Minik bir bocegi bile o kadar ozenle seviyordu ki.


En Son Haberler
Çarşamba, Nisan 05, 2006
Gecen hafta buraya pek birsey ekleyemedigim icin ufak hikayelerimizi simdi yazacagim. Ege'nin gunlugunu yazmaya oyle bir alistirmisimki kendimi, sanki birseyler eksik kaliyor fotograf ve yazi eklemeyince. Gecen gun soyle bir arsive baktim da ne cok seyler olmus, cogunu okurken hatirladim. Isin en guzel yani bu zaten, o anki hislerle yazdigim Ege'yle gecen hayatima ait kucuk notlar..
********************************************
Yukardaki fotograf hafta sonu gezimizde cekildi. Yasadigimiz eyaletin baskenti olan Québec sehrine gittik. Ege yurumekten cok yoruldu ve babasinin omuzunda ulasti Frontenac Satosuna. Hava ilik ve gunesliydi, ama oranin meshur ruzgari bizi biraz usuttu, gezi icin erken bir zamandi belki ama onca yorgunluga ragmen guzeldi. Cektigimiz fotograflari yakinda siteye eklemeye calisacagim.
Arkadasimin minik kizinin arabasini bile elinden aldik bazi zaman:) Havalarin duzelmesine aldanip Ege'nin berelerinin hepsini kaldirmisim, o gun cikarken aceleyle babaannesinin ordugu bebeklik sapkasini almistim yanima tedbir icin, iyiki almisim. O ruzgarda cok isime yaradi:)
Gezi sonrasi yorgunluk yuzunde nasil da belli olmus. Yolda uzun sure uyudu Ege'm. Evimize gelince sicak bir dus ve ardindan nennen- dodo (yani uyumaya gidiyoruz)...
Ege gecen gun beni evde bulmayinca babasina beni sordu;
'Baba, anne neydeeee?? '
Sabah uyaninca ayni soruyu da bana soruyor, cevabi alinca kafasini tamam seklinde sallayip 'dako-d'accord- anlasildi' diyor.
Dolabi acip 'cu iscem ' diyor. Yarisi fransizca yarisi turkce. Ben de cogu zaman her iki dilde de soluyoum, kulagi alissin diye. Bunlari yuvadan ogrendi zaten, ben uzuluyorum bazen, cocuk hangi dili konusacagini sasiriyor. Evde Turkce, TV de cogu kez fransizca bazen ingilizce. Son bir ayda yani evde kaldigindan beri Turkceyi biraz daha soktu gibi.. Buna seviniyorum, cunku anadilini iyi konusmasi cok daha onemli, burada yasayacaksak zaten o dilleri ogrenecek birsekilde. Ama agzindan yarim yamalak kelimeleri duymak cok hos. Hele anne deyisi, bir omre bedel.......
Makarna ve Yogurt
Çarşamba, Mart 29, 2006

Makarnayi hangi cocuk sevmez? Hicbiri sanirim.. benim oglum da pek sever. Domatesli, peynirli, kremali.. Sevdigi yemekleri ona yedirmek zor degil, sanirim her cocuk icin ayni sey gecerli. Kendi basina inat etmeden yer, yerken birseyler anlatir, yaninda "CU" sunu (meyva suyu) icer..

Yukardaki fotografta adi gecen sahis CU derken:)
Vee yogurt...
Bebekken, gerci benim icin hala bebek ama artik abi oldu, dogal, evde mayaladigim yogurdu severek yerdi, ama simdi yemiyor. Ben de fazla tasvip etmememe ragmen meyvalilari almak zorunda kaliyorum. Evde yaptiklarimi yani mayvali olarak yaptiklarimi da pek sevmedi.. Ne yapalim diyorum, arada tatli niyetine veriyorum:) Daha dogrusu vermeme gerek kalmadan o alabiliyor artik. Gozune neyi kestirirse aliyor ve istiyor, ya da yenilecek birseyse, kasik falan gerektirmiyorsa basliyor yemege:)

Ve Karsinizda..........
Çarşamba, Mart 22, 2006
Pistlerin yeni prensi Ege......
Patenle 2,5 yasinda ilk defa anne ve babasinin onu soguk bir kis gunu Oka parkina goturmesiyle tanisti. Ama patenleri yoktu, olsun du. O azimliydi yine de orada gordugu cumlealem gibi kayacakti, azim bir sporcu icin gereken en onemli seydi ve o Ege'de fazlasiyla vardi. Annesinin itirazlarina ragmen daldi piste, babasi arkasindaydi oglunun, destekti ona. Botlariyla kaymaya basladi hemen, cok egleniyordu. Ama o ne! Hopppp birden kayiverdi, dengesini kaybedip,
bacaklar acildi biraz, ama hala dimdik ayakta derken,
bir anda yerde buluverdi kendini. Auch dedi her dustugunde dedigi gibi. (Okulda buyuk abiler ve ablalar oyle diyordu kucuk hatalar yaptiklarinda) kalkmak hic dert degil, yeniden deneyecekti. Ama olmuyor, kalkamiyor...
Oturdu o yuzden dinlendi biraz. Ama denemisti. Kaymisti hatta, tabii dusecekti. Gelecek sefer daha dikkatli olacakti. Bunu biliyordu, hayatta hersey birer tecrube degil miydi??
Bugun Benim Dogumgunum!!!
Pazar, Mart 19, 2006
Hayatimin en guzel hediyesine, Egem'e kavustugumdan beri dunyadaki sansli insanlardan biri oldugumu biliyorum.
Bu guzel hediyem adina gunlerdir beklettigim bir Mim'i cevapliyorum.
Gelincik tarlasinin hamarat kizi Burcu beni ne kadar zaman once sobeledi bilemiyorum. Burcu'cugum kusura bakma, cok ozel bir soru oldugu icin uygun zaman ayarlamak adina bu kadar gecikti cevabim..
Ege hayatimiza 2003 yilinin Eylul ayinda bize surpriz yaparak geldi. Surpriz diyorum cunku 8 hafta once dogdu. O zamanlardan belliymis demek ki diyorum, yerinde iki dakikadan fazla duramamasi:) O gunden beri hayatim o kadar cok degisti ki, maddelere sigdirmak zor olur.. Aklima gelenleri yazmaya calisayim;
- Genelde aldigim kararlarda gunluk yasayan bir insandim eskiden, cok dusunmeden, yarina cikacagimiz belli mi der ve yapardim ne istersem. Bugun attigim her adimda Ege ve onun hayati sozkonusu.
- Uzun uzun saatler kitap okurdum, saatlerce magazalarda kitapcilarda gezer, arkadaslarimla cafelerde uzun sohbetler ederdim. Simdi yaz tatilinde getirdigim kitaplardan bir cogunu bile okuyamadigimi, yeni cikan kitaplardan bir haber oldugumu, arkadaslarimla ancak evde kahve sohbetleri yapabildigimi itiraf etmeliyim.
- Parklarda kuslara, sincaplara byee diyerek el salliyoruz Ege'yle eve giderken. Eskiden parklarin belki yanindan gecerdim. Simdilerde, diger cocuklarin anneleriyle tipik 'Anne muhabbetleri' ne giriyorum. Sizin ki ne kadar? Adi ne? O ne demek?
- Belki de hayatimin en zor tecrubesi; en az 5 saat araliksiz uykunun nasil birsey oldugunu unutmustum bir zamanlar. Simdilerde uyanma durumu genelde olmuyor cok sukur.
- Iki saat gibi kisa bir sure icinde bile bir varligin ozlenebilecegini ogrendim Ege'den sonra.
- Dunyanin en guzel parfumunu her sabah koklama sansina sahibim, Ege'den sonra.
- 'Anne' kelimesinin minik bir agizdan cikmasinin ne kadar yuce ve guzel bir duygu oldugunu artik daha iyi biliyorum.
- Genelde cok titiz bir insan degilimdir, ama duzenliligi severim. Simdilerde evin her yerinde, hic umulmadik yerlerde Ege'ye ait birseyler, oyuncak hatta kaybolup benim bile unuttugum bir mutfak malzememi bulabiliyorum.
- Teletubbies diye isimlendirilen varliklardan habersiz yasayip giderdim, simdi hayat hikayelerini yazabilirim. Ege her aksam beraber seyretmekten o kadar mutlu oluyor ki. Bense, tum replikleri ezbere bildigime sasiyorum.
- Eskiden annemle ya da Turkiye'den gelen telefonlarda uzun uzun konusuruz, laflardik. Simdi tek konumuz Ege ve onun yaptigi muzurluklar..
Kayisili Pankek
Çarşamba, Mart 15, 2006
Yok yok, sayfalari karistirmadim, tarif vermeyecegim. Dalginim, yas da geciyor ama o kadar degil yanii, sayfalarimi henuz karistirmiyorum:)) Olay Ege ve pankeki seklinde gelisecek. Ayrintilar mi?
Buyrun;
Sabah daginikligi, pijamalar ve pankek.. Ama bu pankek ozel bir tarif, kayisi pureli. Ege'min kabizlik sorunu son gunlerde yine gundeme geldi. Erik sularini, kuru meyvalari, kayisi purelerini falan reddeten oglum icin, pureyi pankek olarak verdim. Az once mesela, yani aksam saat 9 gibi, kayisi puresine biraz yogurt karistirdim, ama nafile. Once kokluyor benim cin oglum, sonra tipine bakiyor ve yemiyor. Ne oyunlar yapiyoruz babasiyla, 'aman da aman bu muhallebi ne guzelmis, yok walla ben yiyecegim, babasi sakin sen yeme, ben yiyecegim' diye yaptigim oyunlar tam Oscarlik ama Ege cakiyor tabii davayi. Direk olaydaki yapmacikligin kokusunu aldi ve umursamaz tavirla odasina seyirtti. Universite yillarinda azbucuk yuttugum sahne tozlarina ah ettim sonra..
Pureli yogurt mu, cope gitti tabii.
Ama pankekleri sevdi, yani sevdi dediysem de, bir taneyi lutfen yedi, tabitabii (teletubbies) hatirina....

Ege Makarna Yiyor
Cumartesi, Mart 11, 2006

Evet her cocuk gibi Ege de makarnayi seviyor, ama gecen gun benim oglum haslanmamis, cig makarnayi kesfetti. Verdim eline oynayacak guya, yarisi kullanilmis paket ama agzi lastikli, acamaz yani.. Ama acti ve bir de yemege basladi!!!
Evet dogru duydunuz Ege kuru makarnalari katur, kutur yedi:) Cips gibi birsey sandi gariban. Bizim eve bu tur zararli yiyecekler cok girmediginden, Ege makarnayla idare etti yani.
Bu fotograflari cekeli birkac gun oldu. Gecenlerde yeniden paketi almis eline, benden acmami istiyor, ne diyecegimi sasirdim. Hasladim bol domatesli yaptim hemen ama kurusunu unutturana kadar da akla karayi sectim:))
Park Sonrasi
Perşembe, Mart 09, 2006
Gabigabi
Perşembe, Mart 02, 2006

Yukardaki fotografta, arkadasimin 9 aylik bebeginin ayakkabisinin icinde Ege'nin ayagini goruyorsunuz!
Bizimkinin inadini sormayin, tutturdu giyecegim diye, ayakkabilar da bir guzel, rugan, suslu puslu birsey. Cocuk aklini yitirdi giyemedi diye:)) Bakti olmuyor, atmis zulaya. Oyle bir saklamis ki zor bulduk gabigabilari. (Ege ayakkabiya gabigabi diyor)








