
Tasinmamizdan hemen sonra cekildi aslinda bu fotograflar.
Komsumun kizinin bisiklet basligi Ege'nin hala favorisi. Ama onu sadece bisiklete falan binerken takiyor, ilk gunlerdeki gibi gunun her saati degil. Yani karpuz yerken, keserken!! falan degil asla....
Arada utanip annesine poz verecek yaa guya, gozlerini kapatiyor boyle:))
egeden fotoğraflar, bizden son haberler, bazen hoş sohbetler..
Karpuz Olayi
Pazartesi, Ekim 02, 2006
Gönderen Hanife zaman: 10/02/2006 5 yorum
Yakisikliyim Dimi??
Pazartesi, Eylül 25, 2006

Sabah sabah uyanmis ve acilen cikmamiz gerekiyor, giyinmis benim oglum ama sacalar falan daginik:) Taratmayi pek sevmiyor Ege. Bazen fircayi alip getirir, tarayayim diye. Ama genelde arasi yok bu tur islerle.
Bu fotograflari gecen gun cektim ama bana ne anlatiyor oglum o anda, hic hatirlamiyorum:)
' Sac bas daginik ama, yine de yakisikliyim dimi?? '
' Uzerimdeki kiyafetlerimi de teyzem gondermis Turkiye'den. Hani guzel kuzenim var, Yagmur, iste onlar gondermis bu cicileri, cok sevindim coookkkkk.....'
Ege haftada 2 gun sadece ikiser saatlik yuvaya basladi gecen hafta. Simdilik idare edecegiz bununla, ben tum gun suren bir yuva arayacagim bakalim. Ilk gunden hic sorun cikarmadan absladik ama iki saat cokaz, ve hemen sure bitiveriyor, ben goturup getirene kadar yarim saat geciyor zaten:) Cocuk daha oynamaya doyamadan saati doluyor..
Parti Fotograflari
Perşembe, Eylül 21, 2006

'Apeyen yani Alperen'le beraber ufledik pastami:)
Alperen benim arkadasim, onu cokkk seviyorum:) '
Havanin guzelliginden faydalanarak bahcede yaptik kutlamayi, ama esen rucgar ne yazik ki mumlarin yanmasina engel oldu. Ege hala hem ufleme, hem bir parmak alma cabalarinda, alttaki fotografta:)
'Annem pastayi elimizden zor aldi'
Ege ve Evrim parmaklamaya baslayinca, yapmayin, etmeyin. dokunmayin' diye diye zor kurtardim pastayi, fotografimizda hengame fazlasiyla belli zaten..
Ilk dilim dogumgunu cocuguna..
'Hmmm pek de lezzetliymis:) '
'Annem ve babam cok mutluydular'
Poz verdirmek kadar zor birsey yok.
Ege, Ebru ve Naz.. Naz ne kadar buyumus degil mi? Hani Montreal;den arkadasimin kizi. Onlar da artik burada yasiyorlar, Naz partinin en minik ve sirin yildiziydi:)
IYI KI DOGDUN EGE'M
Pazartesi, Eylül 18, 2006

Tam tamina 3 yil olmus sen hayatimiza katilali. Sana baktigim her an 'daha dun kucagimdaydin, gozlerini acamayan, minik elli, tirnaklari pespembe, minnacik birseydin' gibi sozlerle andigim oglum..
Guzel bir surpriz yaparak erken katilmaya karar vermistin hayatimiza. Annene mi cekmistin ne? Panik hallerin, sabirsizligin, erkenden gelmisligin benim sana hediyem galiba..
Gulen gozlerindeki isiltilari sonsuza dek gormek dilegiyle...
Bizi dunyanin en mutlu anne ve babasi yapan oglumuz EGE'YE..
Ege ve Hamaratlik Konusu
Perşembe, Eylül 14, 2006

Yeni evimiz ve yeni mutfagim...
Ege elinde kahvalti bicagi, annesine ozendi. Kesmeye calistigi ekmegimsi seyi ben yaptim, yani ekmek makinam yapti. Son iki keredir yaptigim ekmekler sekil konusunda oldukca iddialilar ama lezzet konusunda asla dereceye giremezler, kofte harci olarak buzlukta yerlerini almis durumdalar..
Ege'nin son gunlerdeki en buyuk zevklerinden biri, yaptigim islerde beni bir kenara cekip kendi basina gecmesi. Boyunun yetmedigi yerlerde iskemleyi cekip uzerine cikiyor ve basliyor ise. Kagit mendille toz almalar, yemegini bicakla kesmeler, araba kapisini kapatmalar falan. Pek hamaratiz yaii.. Gordugunuz gibi:)
Tum Fotograflar
Cumartesi, Eylül 09, 2006
Birikmis tum fotograflar..
Cikolatali puding sonrasi agzimizin ve ellerimizin durumu gozler onunde. 'Pudingi ama cikolatalisini cok seviyorum, cikolatali herseyi cok seviyorum!!! '
Ege'nin kusbakisi hali:) Ben fotograf cekerken yapmadigi haylazlik kalmiyor, bana sarilmis ve kafasini havaya dikmis, ben de hic kacirir miyim bu pozu??
Ege'mle ilk kurabiye maceramiz, Nemo'lar (balik seklindeki hersey Nemo bizim icin), ordekler, ayiciklar... Cok zevk aldi eEe bu isten. Yemesi kadar zevk aldi diyebilirim:)
Biberonumuz hala devam etmekte. Ne yaptiysam biraktiramadim. Biberonla sut icmeden asla uyumuyor. Son devam ettigimiz yuvanin ogretmeni bunun cok onemli olmadigini soylemisti. Nasilsa zamani gelince birakacak, bosver demisti. Bilemiyorum, zaten yapacak birsey yok. Cok israrci. Uyku zamani mutlaka biberon ister, normal zamanlarda bardak ya da agzi kapali suluklar kullaniyor ama biberon tek aski..
Bu guzel sey Ege havuzda oynarken geldi karsima. Montreal'de Ege'nin son havuz macerasindan bir goruntu. O kadar sicak bir gundu ki, hayvancik gelip su icti uzun uzun.
Yukardaki sincap suyunu icerken benim oglum fiskiran sularin arasindan ciglik cigliga gecmekle mesguldu. Ilk havuza geldigimiz zamanlar bunlarin yanindan gecemezdi bile, urkerdi, son zamanlarda, diger cocuklardan gorerek suyun ustune oturmaya bile baslamisti:)
Torontoya ilk yaptigimiz geziyi hatirlarsiniz. 2 gun kadar kalmistik orada. Eve geldigimizde, salon caminin boslugunda (camin tek yaninda klima oldugundan cift camin araligi disari dogru acik kalmis durumda) esek arilari avuc kadar yuva ormuslerdi. Inanilmaz bir goruntuydu. Onlarca ari camin onunde cirit atiyor!! Balkona falan cikamadik tabi. Kapiciyi aradim ve bocek ilaciyla once hayvanlari oldurdu, sonra yuvayi temizledi. Bu olaydan birkac saat sonra, her nasilsa eve girmis ariyi farkettim, o hengamede kacmisti belki. Hemen birkac darbe vurdum gazeteyle, zaten ilacin etkisiyle sersemlemisti. Ege cok zevk aldi bu isten, o tabi herseyin eglence yonunu anliyor henuz. Ariyi gosterip "Anne bucu, bucu" deyip durdu:)
Iste O An!!!
Salı, Eylül 05, 2006
Su birkac gun Ege'nin makinada kalan, eski evimizde cektigimiz goruntuleri paylasacagim sizlerle.
Burada makinayi elime cok alamiyorum, ya kafam baska yerlerde, ya da aklima geldiginde cekilecek pek birsey olmuyor ortada:)
Ama Ege'nin arka bahcede yasayan guzeller guzeli kediye laf anlatirken ki halini yakalamam gerek mutlaka, gorulmeye deger gercekten. Kediyi bir bos biraksa zavalli hayvan verdigim yemegini gonul rahatligiyla yiyecek. Ama karisinda, ne yapacagi hic belli olmayan, onu adam yeine koyup seyrettigi filmi anlatan (ki film, Monster, onlarin taklidini yapiyor, harrr hurrr diye haykiriyor habire) aslan bozmasi bir cocuk goren kedicik her ana kacmaya hazir sekilde, yese mi, dursa mi karar veremiyor. Benim ikna calismalarim, 'bakk o mamasini ham yapsin, yaziiikk acikmis kedicik' diyorum, bu kez karsiligi ' kedi, mama ok' oluyor. Neyse benim fotograf cekmeme gerek kalmadi sanirim bu aciklayici anlatimdan sonra:)
Siz, en basta bahsettigim gibi eskilerle idare ede durun, fotografciniz yenilerle pek yakinda gelecek insallah....
Yukarida gordugunuz fotograf bir sucustu yakalanma anina ait. Ege'nin, tarafindan ellenilmesi, incelenmesi pek tercih edilmeyen malzemelerin oldugu dolabi, altina sandalye cekerek acma girisimi ve altta, bu girisimin sonucu, sucustu yakalanmanin ve kisa bir zafer aninin kaniti. Simdi bu zamana kadar nasil oldu acamadi diye dusunebilirsiniz tabii, cunku girisimcinin (gonlum sanik demeye elvermiyor) annesi oradan sarj aletini aldiktan sonra kilidini takmayi unuttu da ondan..
Ustte adi gecen guzel sey:)) Artik eve gelisimi, yemek yapisimi bekleyen ve tabaginin basini bekleyen bir kedim var. Ama simdilik yan komsunun bahcesinde ya da orada bir yerde yasiyor ve yavrulari var. lk baslarda cok hircindi, dogal olarak. Ama bugun yemegini yerken basini oksamama izin verdi.
Kazan
Cuma, Eylül 01, 2006
Tam 1 aydir Ege'nin sayfasina birsey eklememisim. Tasinma telasi, yiginla is, adres degisiklikleri derken o kadar zaman gecmis demek ki:)
Simdi Toronto'da yeni evimizdeyiz. Duzenimizi kurduk gibi. Evimiz bir oda daha kucuk. Baslangic icin boyle bir tercih yapmak zorunda kaldik, buradaki kiralar cok daha fazla Montreal'e gore. Bir oda fazlasi icin ayni bedeli aliyorlar mesela Montreal'de. Burasi ayni Istanbul gibi, is yogunlugu, kalabaligi, trafigi daha yogun.
Umarim buradaki yasantimiz guzellikler getirir bize.. Bu guzellikleri de paylasabilirim sizlerle...
Ne zamandir dosyada bekleyen bu iki fotografi unutmusum nedense:)
Hemen yayinlayayim dedim, eski evimizden, Montreal'den hatira. Belki 2-3 ay kadar once cekilmis bir fotograf..
Bebekken de boyle cekilmis bir fotografi var oglumun, koca bir kovanin icine koymustuk, kel kafasiyle cok komik olmustu. Scanner'i kurdugum zaman o fotografida bulur ve yayinlarim belki, nostaljilerimiz olarak.
Son Maceralarimiz
Pazar, Temmuz 30, 2006

Fotograflarda gordugunuz deniz topu ve simit alindigi gunun aksami patlatildilar. Nasil mi? Ege'm uzerine resim cizerken ucu en ince kalemi sectigi icin, muhtelif yerlerinden delinmisti biz farkettigimizde.
Olsun, benim oglum yari sisik durumdayken de oynar toplariyla:)
Neyse ki ertesi gunu yuvada dogumgunu olan bir cocuk arkadaslari icin hediye getirmis. Ege'ye gelense yeni bir deniz topuydu. Hem bizim aldigimizdan daha guzel.. Favori oyuncaklarimiz toplar su siralar, evde her boyda hemen hemen 7-8 adet top(balon) bulunmakta. Simdi bu yaziyi yazarken 'top' kelimesini her defasinda balon olarak yaziyorum ve ardindan siliyorum cunku Ege once mayon(ballon) diyor onlara, ardindan da top.
"Anne bak, mayon, top"
Iki dil ogrenmenin zorlugu:)
Son gunlerde yaptiklarindan bahsedeyim biraz. Mesela az once beni cok guldurdu.
- Arkadasimin kizi Eda, 18 yasinda cok guzel bir genc kiz. Ege onu cok seviyor. Tv de bir dizi reklaminda oynayan kiz hakikaten Eda'ya cok benziyordu, bizimki kahvalti masasinda 'Edaaa' diye bagirinca farkettim ben de. Dun de evlerinin onunden gecerken ayni nidalar...
- Cikolata reklami bitti diye dun Tv ye bir tokat atti ki sormayin. Ben gulmemek icin zor tuttum kendimi, cunku gulunce kiziyor. Zaten Twix reklami bitmis, cocuk sinirli..
- Iki gundur bilgisayarda solitaire oynuyoruz, yani o eliyle mouse i tutuyor ve benim direktiflerimle hareket ettiriyor, kagitlari tasima isini hemen hemen ogrendi, ama neyi nereye koyacagini bilemiyor. Onu da ogrendi mi tamam demektir. Las vegas bir iki:))
'Arada boyle mahsun mahsun bakarim..'
'Iste kalemimle uzerine resim cizmek istedigim topum.'
'Annemde beni gidiklamayi ne cok seviyormus, oyle diyor babama, kahkalarima bayiliyormus!!'
Babamiza Hediye
Perşembe, Temmuz 27, 2006
Ege'mden yakin cekimler gulucukler.. Babamiza hediye..
Neredeyse bir haftadir babamiz Toronto'da. Biz oglumla basbasayiz. Ege hergun babasini sayikliyor, fotograflarina bakiyor bol bol, her telefon ya da kapi caldiginda 'baba' diye kosmaya basliyor.. Gun icinde biraz dolasarak, bazen havuza giderek, kimi zaman evde hamurdan yaratiklar yaparak, kimi zaman futbol! oynayarak gunu geciriyoruz. Ege genelde surekli ilgi istiyor, yani yanliz basina bir seyle ilgilenmesi ya da uzun sure tv falan seyretmesi imkansiz. Ben ne zaman gozden kaybolsam dakikasinda yanimda bitiyor. Mutfakta oyalanirken ya da ev isi falan yaparken pek ilgilenmiyor, ama ne zaman kitabimi elime almaya calissam ya da bilgisayarin basina gecsem hemen elimden tutup 'gel hadi' diyor ya topunu veriyor oynamak icin ya da beraber yapabilecegimiz seyler sunuyor. Yani benim ondan baska birseyle keyif surmemi istemiyor.. Is yaparken dokunmamasinin sebebi ne olabilir ki:) Sana sadece eglence ben olabilirim!! fikrinde benim yaramaz oglum. O da benim gibi yanlizligi pek sevmiyor, her zaman birileriyle vakit gecirmekten hoslaniyor. Yuva ogretmeni tatilde oldugu icin evde surekli. Agustos ortasinda geri donecek, o zaman dek basbasayiz oglumla, ama babamizi ozluyoruz.....
Nostalji
Cumartesi, Temmuz 22, 2006

Bakin neler buldum yine eski dosyalardan. Aslinda amacim yayinlanmamis bazi fotograflari mail adresime yuklemekti. Cunku makina her an cokebilir. 1 saat kadar once sadece internette gezerken her ne olduysa oldu ve bilgisayar 41 adet trojen buldu:( Bilgisayarla ilgili, sadece onune oturup keyif isini anladigimdan hic bir sey yapamiyorum. Neyseki bulunan virusler dezenfekte edildi.
Hic degilse fotograflari kurtarabilirim umidiyle gectim makina basina. Su an cok bir sorun yok gibi. Bu fotograflari yukleyeyim dedim. Esim de burada olmadigi icin soracak kimse yok.. Sehis disinda oldugundan, bilgisayar cokerse o gelene kadar beklemek zorundayim:(
Sizleri Ege'min eski fotograflariyla basbasa birakabilirim uzun bir sure....
Gorusmek uzere..

Hafta Sonumuz
Çarşamba, Temmuz 19, 2006

Bir onceki yazimda da bahsettigim gibi hafta sonu Toronto'ya gittik. Ilk gun sehir icinde gezinti ve ardidan Niagara Selalesi. Selale icin omrumde gordugum en muhtesem yer diyebilirim.. Sizler icin bol bol fotograf yayinladim 'Fotograflar' bolumunde..
En heyecan verici sey ise tekneyle suyun dokuldugu yere yaklasmakti. Saganak yagmur gibi akan sularin altinda aldigim fotograflarin cogunda su damlaciklari goze carpiyor. Oyle ki gunes isigindan ve buhardan hemen hemen tum fotograflarda ne cektigimi bilemeden bastim deklansore. Buna ragmen guzel goruntuler alabildigime cok memnunum.. Fotograflari gormek icin buraya bakabilirsiniz.
Kitaplarimiz
Salı, Temmuz 18, 2006
Dosyada bekleyen fotograflar o kadar cok birikti ki. Gecen hafta sonu Cuma sabahindan baslayan surpriz bir tatile ciktik, Toronto'ya gittik. Muhtesem ve cok sicak 3 gun sonunda evimizdeyiz. Kitaplarla ilgili yazimi gecen hafta bir bosluk bulup yazamadim bile.
Fotograflar icinde olmasa da Toronto'da Esra teyze ve Alperen kardesten iki kitap daha hediye geldi ogluma. Nasil bir mutluluk gormelisiniz:))
Cok tesekkurler Esra'cigim ve yakisikli, Alperen'im..
Ve iste fotograflarimiz;
Ege'nin su gunlerdeki favorilerinden biri kitaplari:) Beni en cok sevindiren seyler yani. Cocuklarin kitap okuma aliskanligini cocukluktan kazanmalari cok onemli.
Ben de, daha okula bile gitmeden, annemin surekli kitap okudugunu hatirlarim, okula baslayinca onun gibi oturup karistirirdim sayfalari, okuyabildigim kadariyla. Okula baslayinca sinif kitapligindaki kitaplari yari yil bitmeden okudugumu hatirlarim. Her ne kadar bu is simdilerde benim icin luks olsa da..
Ege, daha cok resimlerle ilgileniyor, onlari tasvir etmeye calisiyor. Hayal gucunu kullaniyor.
Kitaplarin yani sira Monster ve Nemo filmlerini unutmamak gerek. Monster'i gunde 1-2 kere izliyoruz:) ben dahil yani..
Gecenlerde bir arkadasima Monster'i anlatmaya calisiyordu, yarim yamalak, anlasilamayan kelimeler ve agizdan cikan aslan gibi kukreme sesleri esliginde, guzel bir tiyatro sergiledi benim oglum. Ama izleyenlere ben daha sonra izah etmek zorunda kaldim, o baska:))
Ege Hamur Oynuyor!
Çarşamba, Temmuz 05, 2006

Uzun suredir sayfaya pek birsey ekleyemiyorum. Biraz yogunluk, biraz canimin istememesi, sicakllar falan derken vakit geciyor.. Ege dun itibariyle yeni yuvasina basladi. Simdilik cok iyi gidiyoruz. Ama ay ortasinda ogretmen tatile cikacagi icin yeniden evde olacagiz 1 ay sureyle. Yani yaz gunlerini birlikte geirecegiz her ne kadar okula baslamis olsak da.

Hamur su siralar en cok sevdigi oyunlardan biri. Evde hazirladigim hamuru aciyor, kesiyor, balik sekilleri veriyor, yildizlar yapiyor. En sevdigi Nemo yapmak yani balik kalbini kullanmak. Sekli rengi ne olursa olsun yuzen hersey Nemo Ege icin:))
Aski o kadar buyuk ki cantasinda bile Nemo'nun resmi var..







